burcu.arik@gmail.com, https://dogakultur.net
Bu mevsimde yol kenarlarında sarı çiçekli, belinize kadar boylanabilen bir bitkiye rastlarsanız sakın şaşırmayın. İlk bakışta papatyagillerden herhangi bir sarı çiçek gibi görünebilir. Yaklaşıp yapraklarına dokunduğunuzda onu hiç unutmamanızı sağlayacak bir özelliğiyle tanışırsınız. Yapışkanlığı! Tabii bir de keskin kokusu.
Fotoğraf: Solda eşim Alper Akyüz bitkinin boyutunu anlatabilmem için bana yardımcı oldu, Burcu Meltem Arık. Sağda Krzysztof Ziarnek’in çektiği çiçek detayını gösteren fotoğraf.
Görsel Betimleme: Solda, yol kenarındaki sümenitlerin yanında duran bir kişi görülüyor. Bitkiler kişinin yaklaşık bel hizasına kadar ulaşıyor ve sarı çiçekli, dallanmış yapılarıyla çevredeki kuru otlar arasında belirginleşiyor. Sağda ise sümenitin çiçekli dalları yakın planda görülüyor. Çok sayıda küçük sarı çiçek başı, henüz açmamış tomurcuklar ve dar, yeşil yapraklar seçiliyor.
Sümenit, sümerit ya da yapışkan andızotu (Dittrichia viscosa), papatyagiller yani Asteraceae ailesinden çok yıllık bir bitki. Türün doğal yayılış alanı Akdeniz havzasının büyük bölümünü ve Türkiye’yi de kapsıyor. Yol kenarlarında sık görülebiliyor.
Bitkinin Dittrichia cins adı, 1934–2016 yılları arasında yaşamış, Berlin Botanik Bahçesi Müdürü olarak görev yapmış, Alman botanikçi Manfred Dittrich’in adına ithafen verilmiş. Viscosa ise Latince yapışkan anlamındaki viscosus sözcüğüyle ilişkili. Bitkinin gövdesinde ve yapraklarında bulunan salgı tüylerine dokunduğunuzda bilimsel adının neden böyle olduğunu hemen anlayabilirsiniz. Kokusu çok belirgin. Dokunmadan, en ufak esintiyle bile hissedilebiliyor. Çeşitli kaynaklarda reçinemsi, güçlü ve kimi insanlar için hoş olmayan bir koku olarak tarif ediliyor. Ben seviyorum doğrusu.
Fotoğraf: Solda çiçekler, sağda tohumlar, Eleftherios Katsillis
Görsel Betimleme: Solda sümenitin sarı çiçekleri yakın planda. Açmış çiçeklerin yanında henüz açılmamış tomurcuklar ve çiçeklenmesini tamamlamış başlar var. Solda ise açık renkli bir yüzey üzerinde iki sümenit tohumu görülüyor. Tohumlar küçük, kahverengi ve uzunca yapıda. Bir uçlarından çok sayıda ince, açık renkli tüy çıkıyor.
Çok dallı bir bitki, yaprakları da uzun ve dar. Sarı çiçekleri yazdan sonbaharın sonlarına kadar bitkinin üzerinde kalabiliyor. Geç dönemde çiçek açması, sonbaharda nektar arayan böcekler için önemli bir besin kaynağı oluşturuyor.
Görsel: Control Biológico ilhamıyla yapay zekâdan destek alınarak hazırlanmıştır.
Görsel betimleme: Sümenit ile zeytin ağacı arasındaki ekolojik ilişkileri anlatan bir bilgi görseli. Ortada sarı çiçekli sümenit, sağda zeytin ağacı yer alıyor. Sümenitin çevresinde sümenit mazı sineği ile parazitoit yaban arıları gösterilmiş. Sağ üstte zeytin sineği var. Sol alttaki kutuda sümenitin böcekler için barınak ve kaynak sağlaması, zeytinliklerde biyolojik dengeyi desteklemesi ve geç dönemde çiçeklenmesi gibi özellikleri özetleniyor.
Sümenitin çevresinde çok ilginç bir ilişkiler ağı da var. Sümenit mazı sineği (Myopites stylatus) yumurtalarını bitkinin çiçek başlarına bırakıyor. Larvalar burada gelişirken bitkide mazı oluşuyor ve larvalar bu yapının içindeki odacıklarda yaşamını sürdürüyor. Mazının içindeki bu larvalar, bazı parazitoit yaban arıları için konak oluyor. Parazitoit, larvası başka bir böceğin üzerinde ya da içinde gelişen ve gelişimini tamamlarken konağın ölümüne yol açan böceklere verilen ad. Örneğin Eupelmus urozonus yumurtalarını sümenit mazı sineğinin larvalarına bırakabiliyor ve yavruları bu larvalar üzerinde gelişiyor. Eupelmus urozonus, zeytin sineği (Bactrocera oleae) üzerinde de gelişebildiği için sümenit, zeytinliklerde bu parazitoitlerin varlığını destekleyebilen bitkilerden biri olarak araştırılıyor. Kısacası, zeytinliklerde biyolojik mücadele açısından dikkat çeken türlerden biri.
Sümenitin üzerinde yaşayan bir sinek, o sineğin larvasını kullanan başka bir böcek ve yakındaki zeytinlikte yaşayan zeytin sineği arasında bizim ilk bakışta göremediğimiz ilişkiler... Çakal eriğini yazarken de benzer bir bağlantı kurmuştum. Gözlemlediğimiz canlıların etrafında bizim çoğu zaman fark etmediğimiz kocaman bir ilişkiler ağı var.
Görsel: Solda sümenit mazı sineğinin mazısı, Jordi Badia; sağda sümenit mazı sineği (Myopites stylatus), Bernard Nogues
Görsel betimleme: Solda, kurumuş sümenit dalları ve çiçek başları yakın planda. Bitkinin dalına bağlı koyu kahverengi, yuvarlak bir mazı var. Solda yeşil bir yaprağın üzerinde duran küçük, sarı-turuncu renkli bir sinek yakın planda görülüyor. Sineğin saydam kanatlarında koyu desenler, karnında küçük siyah benekler ve arka kısmında uzayan ince bir yapı seçiliyor. Büyük gözleri yeşilimsi ve kızılımsı tonlarda.
Akdeniz’in bazı bölgelerinde sümenitin son birkaç on yılda yayılış alanını genişlettiği kaydedilmiş. İber Yarımadası’nda yapılan çalışmalar, sıcak seven sümenitin (Dittrichia viscosa) geçmişte bulunmadığı daha soğuk iç kesimlere ve daha yüksek rakımlara doğru yayılmasını özellikle minimum sıcaklıklardaki artışla ilişkilendiriyor. Türün sonbahar ve kış aylarında çiçeklenmesi nedeniyle bu dönemlerde sıcaklıkların yükselmesinin yayılışını kolaylaştırabileceği düşünülüyor. Araştırmalar aynı zamanda sümenitin yol kenarları ve bozulmuş topraklar gibi insan etkisinin yoğun olduğu alanları kolayca kolonize eden öncü bir tür olduğunu, bu tür alanların artmasının da yayılışını destekleyebildiğini gösteriyor.
Bu haftanın gözlem türü sevgili sümenit oldu. Haftaya bakalım karşımıza ne çıkacak? Benim aklımda birkaç canlı var ama hiç bilinmez, belki karşıma bambaşka bir gözlem çıkar.
Gözlemlerinizi #canakkaledogaguncesi etiketiyle paylaşır mısınız? Instagram’daki sayfayı da unutmayalım https://www.instagram.com/canakkaledogaguncesi/